Latest Tweets:
…
Açık mavi gökyüzünün koyu mavi denizle buluştuğu noktadaki bulanıklıkta bulmuştu kendini.
…
Aylardır elleriyle gökyüzünü tutup parmak uçlarıyla toprağa dokunmaya çalışıyordu. Her nedense bu anlamsız hareketi yapmayı kendine uğraş edinimişti. Her su içtiğinde, her yemek yediğinde, güzel bir kız gördüğünde, bir korna sesi işittiğinde.. ne bileyim aklına her geldiğinde işte.
Son zamanlarda daha sık dener olmuştu. Yer mekan zaman hiç fark etmiyordu onun için. Evde okulda iş yerinde Tophane’de İstiklâl’de Ihlamur’da Unkapanı’nda bir anlamsız bir şekilsiz, kontrolsüz bir deneyin desteksiz sallanmış hipotezlerinde uyanıveriyordu birden.
Bir keresinde başarmıştı gökyüzünü tutmayı. Çokca kere de parmak uçlarını yeryüzüne değdirmişti. Ama ikisini aynı anda yapamıyordu bir türlü. Deniyor deniyor deniyordu. Her göz kırptığında her nefes aldığında deniyor ama beceremiyordu.
Kafasına koymuştu. Yok yok. Kafasına koymamıştı bu sefer. Her kafasına koyduğunda bir engel çıkıyordu önüne. Mutlaka sona ermiyordu. İstediği gibi olmuyordu. Zaten bu kafasına koyma karar verme işleri, hiç de mutlu olmadığı, çöküşün başladığı senelerde hayatında olan rezil birinden kalmıştı ona. Onun yüzünden daha agrasif, onun yüzünden daha bencil, onun yüzünden daha çekilmez olmuştu.
Çok kızdı, parladı, kor gibi ısındı eridi yandı. O hareketi yine yaptı. Nedendir bilinmez dindi sonra biraz. O bile bana hiç yalan söylememişti.. dedi. Gözünden süzülen bir damla yaş çenesinden boynuna atlarken avuçiçiyle yakaladı gözyaşını.
Avucunda bir damla gözyaşı, yazlarını geçirdiği şirin tatil kasabasına gitti. Dingin denize karıştırdı gözyaşını. Bir yol belirdi sonra önünde. Bir yüzme kulvarı. Menderesler çizerek ilerleyen bu kulvarda yüzmeye başladı.
Açık mavi gökyüzünün koyu mavi denizle buluştuğu noktadaki bulanıklıkta bulmuştu kendini.
Ellerini ve bacaklarını gerdi. Suyun içinde hayli ısınmıştı. Can havliyle uzattı ellerini gökyüzüne. Olmadı. Bir daha denedi. Bu sefer derin bir nefes de almıştı.
Tutmuştu gökyüzünü. Yetişmişti. Çok sevindi içi huzur doldu. Ayaklarının yere bastığına inanamadı. Kumu hissetti parmak aralarında. Sırıttı. Çok sırıttı. Dişlerine vurdu güneş, denizi aydınlattı.
Açık mavi gökyüzünün koyu mavi denizle buluştuğu noktadaki bulanıklıktan gerisingeri yüzmeye başladı. Bir süre sonra karaya ulaştı.
Ayaklarındaki kumu temizlerden aklından şunu geçirdi.
Bir daha kafaya koymamayı kafaya koymalıyım.