Latest Tweets:

Hilmi

Metristen kaçan üç beş firarinin saklanmaktan korktuğu bir geceydi bu gece. Kazdıkları  dar tünellere geri kaçmak isteyecekleri kadar zordu. Karanlık, ve bir o kadar da aydınlıktı. Kayıp fotoğrafçının ayıp resimler çektiği bir stüdyo gibi günahkardı bu gece.  Tuzu suyun tatlısına karıştığı bir andı. Deklansöre bastığında aslında flaşın sana patladığını anlatan bir geceydi işte.

Alkolün kanla temas ettiği dakikalardan birkaç yarım saat daha sonraydı. Sarı saçlı, boyu boyuna bir kadın gördü Hilmi. İşte dedi. Her gece gibi bu gece de keşfetmesi gereken bir ülke çıkmıştı karşısına. Kokusuna bulanmak, uykusuna uyanmak, sabahıyla  hayata dönmek için yeni bir adayı vardı. Peşinden koştu. Koştu Hilmi.

Ama zordu gece. Zor ve çetrefilliydi.

Bir değildiler. Yani Hilmi ile sarı saçlıdan bahsetmiyorum. Sarı saçlılar bir değildi. Hilmi önce düşündü. Yapabilirim. Dedi.  Bir portakal soydu. Tadına baktı. Fena değildi. 1.5TL ye almıştı onların kilosunu. . Yine gereksiz detaylar  diye geçirdi içinden. Ama olsundu. Bu gece onun gecesiydi nasıl olsa.

Bir waffle ın masumluğuyla bir maçın heyecanını birleştirdi Hilmi. İçine bir tutam gözleme koydu. Karıştırdı hepsini. Eski dostlarını özlemişti. Onlardan da bir tutam atıp karıştırdı iksiri. Kaçacaktı hapisten bu gece. Koymuştu kafasına. Sarı saçlısına ulaşıp kokusuna bulaşacaktı onun. İksiri hazırdı.

İçti o ufak şişeye doldurduğu sıvıyı. Sonra bir dikişte bitirdi. Güç ondaydı artık. Bağrına iki yumruk geçirdi. Canı yandı.

Sarı saçlar kararır, güneş Güngören’in üzerinden batarken Hilmi kafasını çıkardı topraktan. Kimbilir kaç yıl önce gömmüştü onu oraya. Sonra bırakıp gitmişti. Kafası toprakta manası hamakta vücudu ise bir bataklıkta idi. Gece olmuş ve 3 parçasını da birleştirmişti. Hazırdı artık yeni aksiyonlara.

Kaçtı hapisten. Buldu sarı saçlısını…

Koştu. Hilmi hayatında hiç koşmadığı kadar koştu. Hilmi yüz metreyi en iyi zamanda koştu. Hilmi dünyanın çevresini çevirecek kadar çok koştu.

Önde sarı saçlısı arkada hilmi. Dünyanın en zor gecesinde koşuyorlardı ikisi de. Kokusuna bulanmak istiyordu. Nefes nefese kalmıştı ama olsundu. Amatör sevdaların temiz çiçeğiydi hilmi. En zor gecenin ay ışığıydı.

00:00

Birden dondu kaldı sarı saçlı kız. Şaşırdı Hilmi. Kan ter içindeydi. Sarıldı. Sarı saçlı kıza olabildiğince sarıldı. Sonra kokusunu çekti içine. Kokladı. Kokladıkça küçüldü sarı saçlı kız. Hilmi özümsedikçe kız eridi. Eridi. Eridi.

Bir balkabağı olmuştu sarı saçlı kız. Şaşırdı Hilmi. Nefes alırken duyuyordu kokusunu. Hissediyordu. Kan ter içinde kaldığı bu zor gecede, ayıp fotoğrafların figüranı olmak istedi birden. Sonra her nedense balkabağına ulaştı eli. Kaldırdı, sırtına aldı. Yürümeye başladı.

Gece bağlanırken sabaha, düşündü Hilmi. Kabak tatlısını da hiç sevmem ki…

  1. oguzyilmaz posted this