April 2010
9 posts
5 tags
Münzevi
… Açık mavi gökyüzünün koyu mavi denizle buluştuğu noktadaki bulanıklıkta bulmuştu kendini. …   Aylardır elleriyle gökyüzünü tutup parmak uçlarıyla toprağa dokunmaya çalışıyordu. Her nedense bu anlamsız hareketi yapmayı kendine uğraş edinimişti. Her su içtiğinde, her yemek yediğinde, güzel bir kız gördüğünde, bir korna sesi işittiğinde.. ne bileyim aklına her geldiğinde işte. Son...
Apr 26th
7 tags
Comodoro Rivadavia
Haritaya baktı. Tüm asonansıyla haritanın bir kıvrımından çıkıverdi Comodoro Rivadavia.  Yıllar önce Jules Verne’nin Patagonya’sını okumuştu da, sevmemişti. Ya Jules Verne için çok büyümüştü. Ya da Jules Verne eskiden daha güzel yazıyordu. Evet. Küstahtı baya. Konusu da J.Verne değildi. Comodoro Rivadavia da Patagonya’nın kuzeyinde yer bulmuştu kendine. Atlas Okyanusu’na kıyısı olan bir liman...
Apr 23rd
9 tags
Mutluluğu Resmederken
Mutlaka denemişizdir mutluluğu resmetmeyi. Hayatımızda en az bir defa, ya bir kağıt parçasına, ya bir fihristin köşesine işlemişizdir. Belki telefonda konuşurken, uzun bir toplantıda, sınıfta derste, içtiğimiz kahve bardağına belki de. Alelade çizmişizdir ve sonra demişizdir İşte, mutluluğun resmi diye. Ben genelde perspektif kaygılardan uzak, ilkokul sıralarımın hatırladığım ilk resminden...
Apr 16th
4 tags
WatchWatch
Hoobastank - The Reason Dinleyiniz, İzleyiniz…
Apr 11th
6 tags
Hilmi
Metristen kaçan üç beş firarinin saklanmaktan korktuğu bir geceydi bu gece. Kazdıkları  dar tünellere geri kaçmak isteyecekleri kadar zordu. Karanlık, ve bir o kadar da aydınlıktı. Kayıp fotoğrafçının ayıp resimler çektiği bir stüdyo gibi günahkardı bu gece.  Tuzu suyun tatlısına karıştığı bir andı. Deklansöre bastığında aslında flaşın sana patladığını anlatan bir geceydi işte. Alkolün kanla...
Apr 10th
1 note
6 tags
III.
Önce I. ve II. Uyumuştu yolculukta. Zifirikaranlık bir miskinliğin tam da göbeğine düşmüştü. Kaç gün kaç gece geçti örümceğin trakesinde, ne kadar ilerledi bilmiyordu. İstasyondan çıktı. Hiç bilmediği, daha önce sabahına hiç uyanmadığı bir şehrin eflatun ışıkları karşıladı onu. Gökyüzüne baktı. Yeryüzüne baktı. Gece miydi gündüz müydü? Sıcak mıydı soğuk muydu? Kor muydu buz muydu? Aç mıydı tok...
Apr 7th
6 tags
II.
Bir kadeh, bir kadeh ve bir kadeh daha. Arzular da eriyordu mütemadiyen. Şişeler boşaldıkça kar doluyordu içlerine. Güneş doluyordu. O koskocaman güneş buzlu şişeye giriyordu. Ayaklarının altından kayıp doluyordu işte. Şaşırmadı. Günlerden Şubattı. Yıllardır içinde tuttuğu arzuları neredeydi. İçmişti onları. Lıkır lıkır içmişti, hemde yanında lakerda olmadan. Çok severdi lakerdayı. Hiç yememişti...
Apr 6th
1 note
7 tags
I.
Şubattı. Aylardan değil, günlerden şubattı. Rengarenkti, cıvıl cıvıldı caddeler sokaklar. Güneş yeryüzünden gökyüzünü ısıtıyordu ve insanlar koşuşturuyordu gökyüzünde. Şubattı. O ise ıhlamur kokulu yollardan geçiyordu sırtında eviyle. Ayakları yanmıştı güneşin sıcağından. Gözleri kamaşmıştı parlaklığından. Kimbilir belki neler neler oluyordu ayak bastığı bu şehirde. Her gözünde ayrı film, her...
Apr 5th
1 note
ListenWelcome To The Future… E Hoşgeldiniz :)
Apr 3rd