December 2011
2 posts
Rüya
Yağmur yağar. Diner sonra. Arnavut kaldırımları, basıp kayacak insanları bekler. Sokak lambası, kirli beyaz ya da açık sarı.. Minarenin şerefesi yeşil, pas kokulu pencereler.
Pencereler de maviymiş. Eskiden.
Karanlık da değil aydınlık da. Sessiz mi? Yok değil. Kalabalık mı? Değil. Tenha mi? hiç değil. Yüksek kaldırım, alçak basamaklar, yer altında evler, yer üstünde izler. Ağaçlarda da...
3 tags
SonBahar
Bir gün, bir gün gelecek demiştim. O gün geldi, ama gelmedin sen.
Sen gelmedin diye, ben gittim bu sefer, esen rüzgara ve cama vuran sararmış kararmış yapraklara aldırmadım hiç. Aksine camı açtım, yapraklar içeri girdi, rüzgar da, ama girmedin sen.
Sağlı sollu ağaçların tek sıra dizildiği dar yollardan geçtim. Gizli hendeklerin sinsice pusuda olduklarını farkettim farketmesine de, umursamadım...
October 2011
1 post
Hoşgeldin
Geldiğimde sen yoktun, ya da uyuyordun, benim geldiğimi duymamıştın. Ben de seni görmemiştim, aramamıştım bakınmamıştım da. Zira ne sen vardın aklımda ne de seni hatırlatacak bir zerre vardı biryerlerde. Yoktun yani. Esamen okunmuyordu.
Sonra montumu çıkarttım, askıya asmadım, yağmurda ıslanmıştı sandalyenin üzerine özenle yerleştirdim ve kendini zor ısıtan kalorifer peteğinin önüne koydum. Bunu...
September 2010
1 post
Teker teker karanlığa karıştılar, hepsi bir bir gözden uzaklaştılar.
June 2010
1 post
May 2010
3 posts
10 tags
Portakal
Uyku tutmamıştı gece, nedendir bilinmez, uyuyamamıştı. Bardaktan boşalırcasına yağan yağmura aldırmadan, bahçeye attı kendini. 50, bilemedin 60 ağaçlık bir bahçeleri vardı. Muntazam bir şekilde dizilmiş, muntazaman meyve veren, ince gövdeli sık dallı ağaçlar, yaprakları yağmura avuç açmış rahmete şükrediyorlardı. Portakaldı yükleri de. Kimisi daha olgunlaşmamış, kimisi tadından iştahından...
7 tags
Küfe
Belki bir gecenin arka bahçesinde, belki de cevval bir çocuğun ayak izlerinde kaybettim seni. Aramadım, bulamadım da. Her zaman yaptığım gibi bakakaldım. Baktım, ve orda kaldım.
Köprünün altından çok sular geçti, ve birileri saman altından ne sular yürüttü. Ve ben bu sürede, içinde su geçen atasözü düşündüm sadece. Keşke demenin gereksizliğini bildiğim halde tonlarca keşkelerim oldu. Kefeye...
7 tags
Günaydın
Üzeri alelade çıkarılmış kıyafetlerle dolu bir kanepe, dağınık bir masa, tozlu yerler, başucunda bir kitap ve alarmları acımasızca kurulmuş iki telefon. Unutmadan bir de sabah uyanınca hissedeceği susuzluğu umursamadan, gece uyandığında köküne kadar içtiği suyun bardağı.
Günün ilk ışıkları, aralık perdesinden odasına süzüldüğünde, uykusuz, yorgun, çapaklı gözlerinin karşılaştığı manzara bundan...
April 2010
9 posts
5 tags
Münzevi
…
Açık mavi gökyüzünün koyu mavi denizle buluştuğu noktadaki bulanıklıkta bulmuştu kendini.
…
Aylardır elleriyle gökyüzünü tutup parmak uçlarıyla toprağa dokunmaya çalışıyordu. Her nedense bu anlamsız hareketi yapmayı kendine uğraş edinimişti. Her su içtiğinde, her yemek yediğinde, güzel bir kız gördüğünde, bir korna sesi işittiğinde.. ne bileyim aklına her geldiğinde işte.
Son...
7 tags
Comodoro Rivadavia
Haritaya baktı. Tüm asonansıyla haritanın bir kıvrımından çıkıverdi Comodoro Rivadavia.
Yıllar önce Jules Verne’nin Patagonya’sını okumuştu da, sevmemişti. Ya Jules Verne için çok büyümüştü. Ya da Jules Verne eskiden daha güzel yazıyordu.
Evet. Küstahtı baya. Konusu da J.Verne değildi.
Comodoro Rivadavia da Patagonya’nın kuzeyinde yer bulmuştu kendine. Atlas Okyanusu’na kıyısı olan bir liman...
9 tags
Mutluluğu Resmederken
Mutlaka denemişizdir mutluluğu resmetmeyi. Hayatımızda en az bir defa, ya bir kağıt parçasına, ya bir fihristin köşesine işlemişizdir. Belki telefonda konuşurken, uzun bir toplantıda, sınıfta derste, içtiğimiz kahve bardağına belki de. Alelade çizmişizdir ve sonra demişizdir İşte, mutluluğun resmi diye.
Ben genelde perspektif kaygılardan uzak, ilkokul sıralarımın hatırladığım ilk resminden...
4 tags
Hoobastank - The Reason
Dinleyiniz, İzleyiniz…
6 tags
Hilmi
Metristen kaçan üç beş firarinin saklanmaktan korktuğu bir geceydi bu gece. Kazdıkları dar tünellere geri kaçmak isteyecekleri kadar zordu. Karanlık, ve bir o kadar da aydınlıktı. Kayıp fotoğrafçının ayıp resimler çektiği bir stüdyo gibi günahkardı bu gece. Tuzu suyun tatlısına karıştığı bir andı. Deklansöre bastığında aslında flaşın sana patladığını anlatan bir geceydi işte.
Alkolün kanla...
6 tags
III.
Önce I. ve II.
Uyumuştu yolculukta. Zifirikaranlık bir miskinliğin tam da göbeğine düşmüştü. Kaç gün kaç gece geçti örümceğin trakesinde, ne kadar ilerledi bilmiyordu.
İstasyondan çıktı.
Hiç bilmediği, daha önce sabahına hiç uyanmadığı bir şehrin eflatun ışıkları karşıladı onu. Gökyüzüne baktı. Yeryüzüne baktı. Gece miydi gündüz müydü? Sıcak mıydı soğuk muydu? Kor muydu buz muydu? Aç mıydı tok...
6 tags
II.
Bir kadeh, bir kadeh ve bir kadeh daha. Arzular da eriyordu mütemadiyen. Şişeler boşaldıkça kar doluyordu içlerine. Güneş doluyordu. O koskocaman güneş buzlu şişeye giriyordu. Ayaklarının altından kayıp doluyordu işte.
Şaşırmadı. Günlerden Şubattı.
Yıllardır içinde tuttuğu arzuları neredeydi. İçmişti onları. Lıkır lıkır içmişti, hemde yanında lakerda olmadan. Çok severdi lakerdayı. Hiç yememişti...
7 tags
I.
Şubattı.
Aylardan değil, günlerden şubattı.
Rengarenkti, cıvıl cıvıldı caddeler sokaklar. Güneş yeryüzünden gökyüzünü ısıtıyordu ve insanlar koşuşturuyordu gökyüzünde.
Şubattı.
O ise ıhlamur kokulu yollardan geçiyordu sırtında eviyle. Ayakları yanmıştı güneşin sıcağından. Gözleri kamaşmıştı parlaklığından. Kimbilir belki neler neler oluyordu ayak bastığı bu şehirde. Her gözünde ayrı film, her...
November 2009
1 post
MASUM DENİZKIZI’NA
tpft:
Sana dünyanın en güzel şarkısını Armağan ediyorum bu gece, Adımı ağzından kaçırıyorum. Elzem heyecanlarınla beraber Çekiyorsun perdelerini üstüme Karanlıkta kalıyorum. Tek başıma, tek tabanca. Perdenin diğer tarafı muamma. Listendeki aşkları sırayla yaşamaya başlıyorsun. Hissettiremiyorsun varlığını bir deniz ötesine. Denizi geçemiyorsun! Muhtıralar artık bir şey ifade etmezken bana Bir...
September 2009
1 post
4 tags
İbibikler Öter Ötmez...
Efenim her ne kadar İzmir memleketim sayılmasa, biz asker çocuklarının işte burası diyebilecekleri bir memleketleri olmasa da İzmir benim memleketciğim işte. İlkokul 5, ortaokul lise, güzel yıllar güzel anılar var İzmir’de. Aslında Ankara’yı daha çok sevdiğimi söylerim İzmir’e ama şımarmasın diye, yoksa İzmir başkadır. Memleketciğimle tam 4 yıl oldu hasretliğimiz, Her yıl...
July 2009
1 post
2 tags
Yok Yok. Hazırdım Yozlaşmaya
Yıllar kovaladı yılları. Dağdan gelen bağdakini kovdu hep, her yeni gelen yıl yeni bir bebek, her geçen yıl ise eli bastonlu tonton bir amcaydı çocukluğumuzda, ancak zaman geçtikçe gördük ki o bebekler acımasızca kırbaçladılar bastonluları. Kapalı kapılar ardlarına sakladılar yaşanılanları ve unutturturdular. Her ne kadar kilometrelerce uzunlukta teyp şeritlerini yıllardır taşısak da kafamızda, o...
February 2008
1 post
4 tags
October 2007
1 post
Kam on çiks
Doğar doğmaz ağlamaya başlayan bir bebek gibi geldim buraya. Hoşbuldum.